click tracking

Selenyum Nedir ve Faydaları Nelerdir?

Selenyum Nedir ve Selenyum Nelerde Bulunur? Selenyum adı, ay tanrıçası ‘Selene’den gelir. Karaciğer dokusunun dejenerasyonunu önlemek için selenyuma ihtiyaç duyulduğu keşfedilene kadar, bu eser mineral önce bir zehir olarak kabul ediliyordu. Protein sentezinde etkili olduğu sanılmaktadır. ”Glutathion peroksidaz” enzimini etkin hale getirir. E vitamini ile daha etkili olur. Vücuttaki selenyum miktarı 1 mg’den azdır. Erkeklerde bulunan selenyumun yarısı üreme sisteminde bulunur. Vücutta; erkeklerde testiste, her iki cinste dalak, böbrek ve pankreasta bulunur.

Selenyumun Faydaları

Selenyum minerali kanda bulunan ve hücreleri okside edici maddelere karşı koruyucudur. Normal karaciğer fonksiyonunu korur. Bazı kanser türlerinin oluşumunu etkiler. Fazla yağ tüketiminden kaynaklanan kansere karşı direnç verir. Hücrelerin ve dokuların elastikiyetini korumasını sağlar. Anti-oksidandır. E vitamini ile alındığında serbest radikallerin oluşumunu engeller.  Demirden hemoglobin elde edilmesine yardım eder.  Arsenik, kadminyum, civa ve kurşun gibi ağır metallerin zararlı etkilerinin baskılanmasını sağlar.

Selenyum, E vitamini ile beraber kalp ve karaciğer fonksiyonlarının sağlıklı olarak devamı ve vücutta antikor yapımı için çalışır. Özellikle glutatyon peroksidaz enziminin yapısında görev alır. Dokuların oksidasyon sebebiyle zarar görmesini engeller. Selenyum pankreasın çalışması ve doku elastikiyeti için de gereklidir.

Selenyumun vücutta birleştiği selenoproteinlerin antioksidan etkileri hücreleri serbest radikallerin verdiği hasarlardan korumaya yardım eder. Serbest radikaller kanser ve kalp-damar  hastalığı gibi kronik hastalıklardan yaşlanma etkilerinin artmasına, düşük bağışıklıktan tiroid hastalıklarına kadar birçok olumsuz duruma sebep olan yan ürünlerdir.

Selenyum tiroit bezinin düzgün şekilde çalışması için gerekli bir mineraldir. Tiroidin en aktif şekilde hormon üretebilmesi için selenyum sadece gerekli olmakla kalmaz, üretilen hormon miktarını düzenlemeye de yardımcı olur.

Miami Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan çalışmaya göre, günlük alınan selenyum hapları, hastanın kanındaki HIV virüsünü bloke edebilir. 92 AIDS hastasına selenyum hapı, 83 hastaya ise plasebo veren araştırmacılar, 9 ay boyunca selenyum hapı kullanan hastalarda HIV virüsünün azaldığını tespit ettiler. Uzmanlar, antioksidan etkisi olan selenyum haplarının, oksijenle virüsün bağışıklık sistemi hücrelerine verdiği zararı onardığını düşünüyor.

Romatoid artrit hastalarının kanlarında selenyum düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Vücudun  bağışıklık sisteminin kendi sağlıklı hücrelerine zarar verdiği bir hastalık olan romatoid artritte,  selenyum, yangı belirtilerinin giderilmesine yardımcı olabilir.

Selenyum, E vitamini ile birlikte çalışarak hücre ve dokuları kansere karşı korur. Bunu 2 şekilde gerçekleştirir;  ilk olarak, bazı enzimlerin yapısına girip hücre genetiğinde bozukluk yapıp kansere neden olan toksik oksijen kalıntılarını yakalar ve etkisiz hale getirir. İkincisi, bağışıklık sistemimizde bulunup da kanser hücrelerini yok etme özelliği olan ‘doğal öldürücü’ adı verilen akyuvar türü hücreleri güçlendirir.

Amerikan Tıp Birliği’nin yaptığı bir araştırmada, deri kanseri olan 1000 kişi, 2 ayrı gruba ayrıldı. Bir gruba düzenli olarak 7 yıl boyunca günde 200 mikrogram selenyum verildi. Araştırma sonunda selenyum verilen kişilerde kanserin yayılmasının %41 oranında azaldığı, ölüm oranının ise diğer gruba göre %52 daha az olduğu tespit edilmiştir.

Chicago Illinois Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan ve “Cancer Prevention Research” adlı dergide yayınlanan araştırma sonucuna göre selenyum prostat kanser hücre serilerinde öldürücü etki yaparken normal hücrelere ise zarar vermemiştir.

Tiroit iltihabı, savunma hücrelerinin vücudun kendi hücrelerine karşı duyarlı hale gelmesiyle ortaya çıkar ve hücrelerin zarar görmesi sonucunda oluşur. Ülkemizde EÜ Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Kumanlıoğlu ve Uzman Dr. Ömer Türker tarafından geliştirilen selenyum tedavisinin, hastalar üzerinde olumlu etki sağladığı belirtilmiştir. Prof. Dr. Kumanlıoğlu, çalışmanın 100 hasta üzerinde gerçekleştirildiğini, hastaların tedavilerinde %50 oranında başarı sağladığını ve yalnızca bir hastada yan etkinin görüldüğünü ifade etmiştir.

Padua ve Vanderbilt Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan ve “Science” adlı dergide yayınlanan araştırmaya göre selenyum sperm hücrelerinin gelişimi sırasında  önemli rol oynamaktadır. Araştırma verilerine göre selenyum bir proteini harekete geçirerek sperm hücrelerinin oksitlenmesini önlemekte ve bu sayede daha canlı ve aktif kalan spermlerin dölleme yeteneği artmaktadır.

Selenyum Günlük Doz

Erkekler;
11 -14 yaş arası: 40 mikrogram
15 -18 yaş arası: 50 mikrogram
19 -51 yaş ve üstü: 70 mikrogram

Kadınlar;
11 – 14 yaş arası: 45 mikrogram
15 – 18 yaş arası: 50 mikrogram
19 – 51 yaş ve üstü: 55 mikrogram

Selenyum Eksikliği Belirtileri

• Diş çürükleri, dişeti iltihaplanması, saç dökülmezi ve tırnak kırılması, çabuk yorulma.

• Vejetaryenler, yaşlılar, sigara içenler, hamile ve emziren kadınlar selenyum eksikliği riski altındadırlar.

• Selenyum eksikliğinin; kanser, kalp hastalığı, gelişme bozukluğu, enfeksiyonlar, karaciğer bozukluğu ve kısırlıkla ilişkili olduğu tespit edilmiştir.

Selenyum Fazlalığı

Selenyumun fazla alınması eklem sorunlarına, tırnaklarda kırılma, ağızda metalik tat, nefesin sarımsak gibi kokması, sindirim sistemi bozuklukları, karaciğer-böbrek bozuklukları,  saç dökülmesi, cilt döküntüleri ve cildin sarımsı bir renk almasına neden olabilir.

Selenyum İçeren Besinler Nelerdir?

Et, mantar, tahıl ürünleri, yumurta sarısı, süt ürünleri, rüşeym, tereyağı,  somon ve ton balığı, ıstakoz, istiridye, karides, kırmızı biber, sarımsak, soğan, arpa, ayçiçeği, ceviz, kuru üzüm selenyum içeren yiyecekler arasındadır.

Besinlerdeki selenyum miktarı, o gıdaların hazırlandığı bitkilerin ve hayvanların yetiştikleri toprağın selenyum miktarına bağlıdır. Toprakları bu mineral bakımından fakir bölgelerde selenyumdan zengin bölgelere göre meme, akciğer ve kalınbağırsak kanserlerinin sık görülmesi söz konusudur. Çin ve Rusya’nın bazı bölgelerinde topraktaki selenyumun çok düşük oluşu nedeniyle o bölgelerde yaşayanlarda selenyum eksikliği sıktır.

Paylaş

*