Zeytin Yağının Faydaları ve Çeşitleri
Zeytin Yağının Faydaları Nelerdir? Zeytin ağaçları baharın sonuna doğru çiçeklenir. Meyveler hamken yeşildir, olgunlaştıkça koyulaşır. Yeni toplandığında acı olduğundan yenilmez. Tuzlu suda bekletilerek acılığı giderilir. Derin ve killi, kireçli toprakları sever. Dikildikten 4-8 yıl sonra meyve vermeye başlar. En yüksek verime 15-20 yıl sonra ulaşır. Zeytin de fıstık gibi bir yıl bol, bir yıl az ürün verir. 8000 yıl önce Mezopotamya'da sofralara konulan zeytinin yağ olarak üretilmesi ilk kez Fenikeliler tarafından olmuştur.
Zeytinyağı Çeşitleri: Zeytinyağı ülkemizde yağhanelerde içinde taş bulunan havuzlarda ezilerek elde edilir. İlk başta havuzun dibindeki meyillerden dibe doğru akar. Buna sızma zeytinyağı denir. Asit oranı %1'i geçmez. Kalite açısından ikinci sırada %1.5 asitli naturel yağ gelir. %5 asitli lampante zeytinyağların arasında en kötüsüdür. Rafine edilip içine %15 oranında sızma yağ katılınca 'riviera' elde edilir.
Sızma Zeytinyağı: Beslenme uzmanları tarafından yapılan çalışmalar, ekstra sızma zeytinyağlarının, sağlık için faydalı olan antioksidanlardan daha fazla içerdiğini gösteriyor. Bunun sebebi, ekstra sızma yağların daha az rafine edilmiş olması.
Tüm zeytinyağı türlerinde mono-doymamış yağ bulunuyor ve bu yağ çeşidi, kandaki kolesterol seviyesini yükseltmiyor. Ayrıca bu yağ türünün kanser gelişimini artıran bir etkisi de yok.
Ekstra sızma zeytinyağı, zeytinlerin ilk prese edilmesi işlemiyle elde edildiğinden bariz bir zeytin tadı ve aromasına sahip. Light, saf ve klasik zeytinyağlarının tadı ise daha yumuşak. Tüm zeytinyağı türlerinin bir yemek kaşığında 120 kalori bulunduğundan, kilo kontrolüne özen gösterenlerin dikkatli tüketmesi gerekiyor.
Zeytinyağı alınırken cam şişeler tercih edilmelidir. Şişe ters çevrilip dibe bakıldığında tortu görülüyorsa, bu kalitesiz demektir. Ayrıca bir yudum alınıp ağızda dolaştırıldığında boğazı yakmıyorsa, kalitesinin iyi olduğu açığa çıkar.
Zeytinyağının içine kekik, dövülmüş sarımsak, fesleğen katılarak tadı artırılabilir.
Zeytinyağı kesinlikle güneş almayan bir yerde saklanmalıdır.
Zeytinyağı tek doymamış (monoansature) yağ asidi bulundurduğunda, farklı molekül yapısıyla farklı bir özellik taşımaktadır. Zeytinyağının kalp-damar koruyucu etkisi yalnızca HDL ile sınırlı değildir. Girit ve Korfu adalarında yapılan araştırmalar başka mekanizmalaın da etkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu ada halkı yalnız zeytinyağı kullanmakta ve hemen hemen hiç kalp-damar hastalığına yakalanmamaktadır.
Zeytinyağı Faydaları - Zeytinyağının Yararları Nelerdir?
Kolesterolden diş çürüğüne, cilt bakımından ülser, kanser ve diyabete kadar birçok rahatsızlığın doğal ilacı olarak nitelendirilen zeytinyağı, hücreleri yenileyip, doku ve organların yaşlanmasını geciktirir.
İçerdiği yağ asitleri doymamış olduğundan kötü kolestrolü (LDL) düşürür, iyi kolestrolü (HDL) düşürmez. Safra kesesi ve kanalları da zeytinyağının olumlu etki yarattığı organlardandır. Sindirim sistemi organlarının bir denge içinde çalışmasını sağlayan hormon benzeri bir madde olan kolesistokinin salgılanmasında, alınan gıdaların cinsi etkili rol oynar. Zeytinyağı yenildikten sonra salgılanan kolesistokinin safra kesesi kasılmasını uyarmanın dışında, safra kanalının bağırsakta ağzı olan oddi büzücü kasının daha uzun süre açık kalmasını sağlar. Bu da safra kesesi tembelliği, safra taşı oluşumu ve sindirim güçlüğü gibi sağlık sorunlarını ortadan kaldırır.
Şeker hastalığına bağlı olarak, kandaki kolesterol miktarı yükselir. Zeytinyağı ise, kolesterolü kontrol altında tutarak, kalp ve damar sağlığını korumaya yardımcı olur. Şeker hastalığının bir başka yan etkisi ise, sindirim sırasında daha fazla oksidan maddenin açığa çıkmasına yol açmasıdır. Zeytinyağı, içerdiği antioksidanlar sayesinde oksidanların olumsuz etkilerini büyük ölçüde azaltır.
Safra çalışmasını sağlayan kolesistokinin bağırsak hareketlerini düzenlemede de etkin rol oynar. Özellikle aç karnına içilen zeytinyağının bağırsak tembelliğine bağlı kabızlığı ortadan kaldırmasında bu mekanizma geçerli olmaktadır. Pankreas hücrelerini koruyan maddeler içerdiği için diyabetik hastalara önerilir.
Mide iç zarını koruyucu ve ülser önleyici olduğu da belirtilmektedir. İçerdiği linoleik asit sayesinde böbrek ve karaciğerde yağ depolanmasını önler. Kireçlenme olan ve romatizmal ağrılar çekilen bölgelere zeytinyağı sürülüp güneş banyosu yapılması da çok sağaltıcı bir etki yaratmaktadır. Karabiberle karıştırılıp içildiğinde ise öksürüğe iyi gelmektedir.
Zeytinyağının yaşlanma sürecini yavaşlattığı da ortaya konulmuş durumdadır. Serbest radikaller yaşlılığı hızlandırır. Bir antioksidan olan (E vitamini nedeniyle) zeytinyağı serbest radikallerle savaşır. Yüksek ısıya en dayanaklı yağdır. Bu nedenle kızartmalarda tercih edilmelidir.
Zeytinyağının içinde bulunan Oleiprine adlı madde sayesinde hücreler yenilerek kansere karşı hücreleri koruyor.
Zeyinyağının içinde bol E vitamini, kalsiyum, fosfor ve demir bulunmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Dünya'da en fazla zeytinyağı tüketen ülke olan Yunanistan'ın Girit Adası'nda yapılan bir araştırmada, bu ülkede kalp ve damar hastalıklarına çok az rastlanmasının zeytinyağının olumlu etkilerinden kaynaklandığı sonucuna varıldı.
kategori Beslenme
