click tracking

Zerdeçal Nasıl Kullanılır ve Yararları

Zerdeçal Nedir, Zerdeçal Faydaları ve Zerdeçal Nasıl Kullanılır? Ana vatanı Güney Asya olan zerdeçal zencefilgillerden sarı çiçekli, büyük yapraklı, otsu bir bitkidir. Hint safranı da denilmektedir. Zerdeçalın toprak altındaki ana rizomları yumurta ya da armut, yan rizomları ise parmak biçimindedir. Ana rizomdan elde edilen droga yuvarlak zerdeçal, yan rizomlardan elde edilene ise uzun zerdeçal adı verilir. Drog özellikle yan rizomlardan ibarettir.

Zerdeçalın Faydaları ve Kullanımı

Son yıllarda yürütülen araştırmalarda zerdeçal özütlerinin ve içindeki başlıca etkili bileşenleri olan fenolik yapıdaki curcuminlerin antioksidan, iltihap giderici, bakteri, mantar, virüs enfeksiyonlarına karşı, artrit, diyabet, alerjiler, alzheimer gibi hastalıklara karşı yararlı olabileceğine dair deneysel bulgular elde edilmiştir.  Zerdeçalın güçlü bir antioksidan olduğu, içeriğindeki “curcuminoid” adlı maddeyle özellikle yağların oksidasyonunu engelleyebildiği gösterilmiştir.

Bağışıklık Sistemi

Zerdeçalın bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Zerdeçal tüketiminden sonra bağırsak mukozasını inceleyen araştırmacılar; CD4+T-Helper ve B tipi bağışıklık hücrelerinin sayısının daha fazla olduğunu tespit etmişlerdir. Bu, vücudun bağışıklık sisteminin geliştiğini gösteren bir bulgudur.

Anti Kanser

Kanserin damarlanmasını durduran en önemli bitkinin zerdeçal olduğu belirtilmektedir. Pankreas hücre kültürlerinde, zerdeçalın tümör büyümesine karşı etkili olduğu görülmüştür. Zerdeçalın etkili bileşeni olan curcuminin cilt, kolon ve göğüs kanserlerine karşı etkili olabileceği belirtilmektedir. Etkisinin tümör hücrelerinin kan ile beslenmesini önleyerek veya kanser hücresi üzerinde doğrudan etkili olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Hintliler’de kanserin daha az görülmesi zerdeçal tüketimine bağlanıyor. Hintliler’de batılılar’a göre; akciğer kanseri 1/8, kolon kanseri 1/9, meme kanseri 1/5 ve böbrek kanseri 1/10 oranında daha az görülmektedir.

Zerdeçal; östrojeni taklit eden maddeleri bloke edebilme özelliğine sahiptir. Östrojen taklitçisi bu maddeler; özellikle meme kanserinin büyümesinde önemli rol oynar. İnsanlar üzerinde yapılan bir çalışma; zerdeçalın, östrojeni taklit eden kimyasalların yol açtığı kanserli hücreleri, %75 oranında bloke ettiğini ve büyümeyi tersine çevirdiğini göstermiştir. Zerdeçal ayrıca; parakuatın, nitrozaminler ve karbon tetraklorür gibi diğer kimyasalları bloke etmede de etkilidir. Bir hayvan deneyinde dietilnitrozamin verilen farelerde, karaciğer kanseri oluşturulmuş; fareler zerdeçal ile tedavi edildiğinde ise; kanserli hücrelerde %38 azalma saptanmıştır. Başka bir araştırmada ise; zerdeçalın, kanserli tümörlerde yeni kan damarlarının oluşmasını önlediği ve özellikle karaciğer kanserinde, hastalığın metastaz yapmasını %70 oranında engellediği saptanmıştır. Karaciğer kanserinde tümörün %81 oranında küçülmesini de sağlamıştır.

Zerdeçal özellikle sindirimi sistemi kanserlerinden korunmada etkili olmakta ve kanserojenlerin etkisini azaltmaktadır. Curcumin, GST adlı kanserojen maddelerin vücuttan atılmasında görev alan ve DNA zararına karşı dokuları koruduğu düşünülen enzimi faaliyete geçirmektedir. Bu sayede de ilaçlar, yiyecek bileşenleri ya da gıda katkı maddeleri ile vücuda alınan toksik ve kanserojenik bileşiklere karşı dokuları korumaktadır.

İrlanda’daki Cork Kanser Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir araştırma zerdeçaldaki curcumin adlı maddenin laboratuvar ortamında yemek borusu kanseri hücrelerini öldürdüğünü göstermiştir. Çalışmayı yürüten Dr. Sharon McKenna;  curcumin adlı maddenin 24 saat içinde kanser hücrelerini öldürmeye başladığını belirterek bu keşfin yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini söylemiştir.

Polipler

Bir çalışmada; 6 ay boyunca günde üç defa 480 mg kurkumin verilmesiyle hastalarda polip sayısında %60 ve polip boyutunda ise %51 azalma sağlanabilirken bu amaçla kullanılan ilaçlardan biri olan celecoxib (COX-2 inhibitörü) ise sadece %31 azalma sağlayabilmiştir.

Karaciğer

Araştırmalar zerdeçalın karaciğeri koruyucu ve sirozu önleyici etkisinin olabileceğini göstermektedir. İngiliz Tıp Birliğinin “Gut” adlı gazetesinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, karaciğer hastalığına yakalanmaları için farelerin genlerini değiştirdi. Farelerin bir kısmına 4-8 hafta süreyle zerdeçal verilirken, diğer grup normal beslenmesine devam etti. Çalışmanın bitiminden sonra yapılan testlerde zerdeçal yiyen farelerin karaciğerindeki hasar ve safra kanalı tıkanmasının önemli ölçüde azalma tespit edildi.

Beyin Sağlığı

Zerdeçalın hayvan deneylerinde beyinde alzheimere yol açan yapışkan maddeyi azaltığı görülmüştür. Beyindeki alzheimer`a yol açan patolojik süreci yavaşlattığı belirtilmektedir. Los Angeles’taki Cedars-Sinai Tıp Merkezi bilim adamlarınca yapılan bir çalışmada, zerdeçalda bulunan kurkumin adlı pigmentin inme geçiren hastaların beyin hücrelerinin yenilenmesinde etkili olabileceğini göstermiştir.

Zerdeçal Nasıl Tüketilir?

Zerdeçal aktarlarda rizom ve toz biçiminde bulunur. Aktif maddesi curcumindir. 3 gram zerdeçalda 30-90 mg curcumin bulunur. 1 tatlı kaşığı zerdeçal yaklaşık30-90 mg kurkumin içerir. 200 mg/gün’lük dozlarda ( 2-4 silme tatlı kaşığı toz) zerdeçalın antienflamatuvar, antikanserojen ve antiaterojenik olduğu gösterilmiştir.

Ağız yoluyla alınan zerdeçalın içindeki kurkuminlerin mide-bağırsak sisteminde emiliminin az olması ve vücuttan hızla atılması sebebiyle farklı uygulamalarda sözkonusu olabilir. Zerdeçalın yağ içerisinde karıştırılıp bekletilmesiyle hazırlanan zerdeçal yağı bir çözüm yolu olabilir. Besin takviyesi olarak alınıyorsa kapsüllerin içerisine emilimi artıran karabiberin etkili maddesi olan piperin ilave edilebilir ya da ince parçacıklar haline (nanopartikül) dönüştürülerek emiliminin artması sağlanabilir. Zerdeçalın; zeytinyağı, karabiber, acı kırmızı biber ile birlikte alınması vücuttaki emilimini %100′e yaklaştırır.

Zerdeçalın Yan Etkisi Var mı?

Küçük safra taşlarının mevcudiyeti halinde, zerdeçal rizomunun koleretik etkisi nedeniyle taş ilerleyip safra yollarını tıkayarak safra koliğine yol açabileceğinden kullanılmamalıdır.

Paylaş

*