Organik Ürünler Nelerdir?
Organik Ürünler ve Organik Gıda. Bir zamanlar sadece hippilerin ve sağlık fanatiklerinin peşinde koştuğu organik besinler günümüzde Amerika ve Avrupa'da hemen hemen tüm süper-marketlerde rafları dolduran ürünler haline geldi. Piyasa verilerine göre önümüzdeki 5 yıl içinde organik tarım ürünleri yıllık %18'lik bir büyüme gösterecek. Son 5 yıl içerisindeki %140'lık büyüme de göz önüne alındığında bu oldukça etkileyici. Peki bu büyümenin sebebi nedir? Uzmanlar birkaç sebep sıralıyor. Bunlardan en önde geleni emeklilik çağına gelmiş kişiler ve ekolojik bilinci gelişmiş olan yirmi yaşlarındaki yeni neslin sağlıklarını daha çok kontrol etmeye ve korumaya meyilli olmaları olarak ortaya çıkmaktadır.
ORGANİK BESİN NEDİR?
Aslında organik besini tanımlayabilecek en iyi yol ne olmadığını açıklamaktır. Organic Trade Association'a göre organik tarım yapan çiftçiler ürünlerine pestisit, insektisit, hormon ve suni gübre koymuyorlar. Ayrıca bu ürünler çeşitli sentetik koruyucu ve katkı maddeleri taşımıyor.
Aslında organik tarım fikri 1940'lara kadar uzanmaktadır ancak uygulama yetmişli yılların ikinci yarısında hayata geçmiştir. Organik tarımın temelindeki fikir çevre korumasıdır. Zehirli insektisit ve pestisitler kullanamayarak , su kaynakları ve toprak temiz tutulmaya çalışılıyor. Ayrıca sentetik katkılar ve hormonlar da işin içine karışmayınca biyo-çeşitlilik ve toprağın verimliliği uzun vadede artıyor.
Organik tarım firmalarının yöneticilerine göre insanlar sağlıklı besin elde etme fikrini beğendiler ve bunu aramaya başlamışlardır. Uzmanlar ise gittikçe daha çok sayıdaki insanın kendi sağlıkları üzerindeki etkenleri daha etkili bir şekilde kontrol altına almak istediklerini belirtiyorlar. VVİllard Bishop Consulting'in başkanı John Hauptman "Bunu özellikle emeklilerde ve ilginçtir, yeni nesil gençlerde görüyoruz" demektedir. "Bu insanlar diğerlerinin onlara ne yapmaları gerektiğini söylemesini beklemiyor , kendi araştırmalarını yapıyor ve beslenme konusunda gittikçe daha çok bilgi sahibi oluyorlar. Yeni nesil 'kimse bana bakmasın, ben kendime bakmasını bilirim" demektedir.
Dünya Tarım Forumu'nun bu seneki yıllık kongresinde bu arayış açık bir şekilde belirtilmiştir. Yapılan sunuşlarda varılan sonuçlar şöyleydi: "İnsanlar artık önlerine ne konursa yemekten yana değiller. Hatta ne yediklerine çok dikkat eder duruma geldiler. Amaçları basit: Sağlıklı olmak istiyorlar"
Organik tarım yeni nesil arasında çok taraftar bulmuş durumda. Hatta organik tarım ürünleri satan zincir mağazaların bir kısmı üniversite kampüslerinin yanında açılıyor. Uzmanların bir diğer dikkat çektiği nokta da besin güvenliğidir. Özellikle deli dana ve şap hastalığı gibi sorunlardan sonra insanlar vejetaryen beslenme eğilimi duymaya başladılar ve hormonlu sebze - meyvalar yerine organik olanını tercih ediyorlar. Şüphesiz ki bu durum genetik olarak modifıye edilmiş besinleri üreten "high-tec" firmaları oldukça rahatsız etmektedir. Bu firmalar, yüksek ücretler ödenen uzmanları aracılığı ile "organik besinlerin sağlık üzerine pozitif etkilerine dair herhangi bir bilimsel kanıt olmadığını" belirten yayınlar yapmaktadırlar.
Bilim adamları ise orta noktada durmayı tercih ediyorlar. Washington Üniversitesi'n-den Prof. Roger Beachy'e göre organik tarım ile genetik biyoteknoloji arasındaki bu çekişme çok anlamsız çünkü iki taraf da aynı amaç için çalışıyorlar: Güvenli ve sağlıklı besin + çevrenin korunması. Dolayısıyla organik tarım taraftarlarının genetik olarak değiştirilmiş besinlere karşı duyduğu güvensizlik ve hoşnutsuzluk "bilimsel" olmaktan çok "mistik" bir hayat görüşünün yansıması şeklinde de görüşler bulunmaktadır. Ancak bunun yanında organik besinleri savunan bilim adamları da az değil.
Her ne olursa olsun organik tarım lokomotifi istim üstünde ve tam hız ilerliyor. Gittikçe daha çok sayıda insan organik sertifikalı ürün arıyor. Şu andaki en önemli sorun olan fiyat farkı ise (organik ta¬rım ürünleri normal ürünlere göre daha pahalı) kısa sürede çözülmesi gereken önemli bir sorun olarak kabul ediliyor. Organik tarım üreticilerine göre bu, organik ürünlere daha çok talep olmasıyla zamanla çözülecek olan bir sorun.
kategori Beslenme

Leave a Comment