Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar
Genetiği değiştirilmiş organizmalar ve GDO nedir? Genetiği değiştirilmiş organizma ya da kısaca GDO bir canlının gen diziliminin değiştirilmesi veya ona, kendi doğasında olmayan başka bir karakter kazandırılmasıyla elde edilen canlı organizmalara verilen addır.
Gen aktarımı, bir çeşit kesme, yapıştırma ve çoğaltma işlemidir. Aktarılan gen, önce bulunduğu canlının DNA'sından kesilerek çıkarılır sonra vektör adı verilen taşıyıcı virüsle bu gen, DNA molekülüne yapıştırılır.
İnsan sağlığı açısından bağışıklık sisteminde bozukluk oluşması, antibiyotiklere karşı direnç meydana gelmesi toksik ya da alerjik etki ve kısırlık gibi riskler taşıdığı belirtilmektedir.
Genetiği değiştirilmiş organizma : Kendi türünden veya kendi türü dışındaki bir canlıdan gen aktarılarak bazı özellikleri değiştirilen bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara verilen ad olan GDO lar sadece insan sağlığı açısından değil ekosistem bakımından da riskler içermektedir.
Normal ve organik tarımı da etkilemektedir. Rüzgar ve arılar yoluyla organik ürünlere de bulaşmaktadır.
Yerel bitki türleri, GDO’lu türlerle baş edemediği için yok oluyor. Zengin biyoçeşitliliğin yerini GDO’lu homojen ürünler alıyor.
GDO'lu tarım alanlardaki haşerelerle beslenenen kuşların türü tükeniyor.
GDO'lu ekinler, tozlaşma yoluyla aynı türden akrabalarının da genlerini değiştirebiliyor.
Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar
GDO’u bitkilerin yüzde 99’unu mısır, soya, kolza ve pamuk oluşturuyor. Bunların dışında domates, patates, buğday pirinç, balkabağı, ayçiçeği, yer fıstığı, bazı balık türleri GDO’lu olarak üretiliyor. Ahududu, muz, kiraz, çilek, biber, ananas, karpuz ve kavunda ise çalışmalar devam etmektedir.
Soya ve mısırdan üretilen yağ, un, nişasta, glikoz şrubu, sakkaroz, fruktoz içeren besinler günlük tüketim maddeleri arasında yer alıyor. Örneğin; Bisküvi, kraker, kaplamalı çerezler, bitkisel yağlar,pudingler, bebek mamaları, şekerlemeler, çikolata ve gofretler, hazır çorbalar, mısır ve soyayı yem olarak tüketen tavuk ve benzeri hayvansal gıdalar ile pamuk GDO’lu olma riski taşıyan besinlerin başında yeralıyor.
Yalnızca mısırdan üretilen ve çeşitli gıdalarda bileşen ya da katkı maddesi olarak kullanılan yan ürün sayısı 700’ü, soyadan üretilen türevlerinin sayısı ise 900’ü buluyor. Yani bu yan ürünleri içeriğinde kullanan her bir işlenmiş ürünün GDO’lu olma riski taşıyor.
kategori Beslenme

Leave a Comment